JustPaste.it

Diyarbakır 'kadın kenti' olma yolunda: Amaç erişilebilir ve güvenli kentler

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Daire Başkanlığı, kadınların kente dair söz, karar ve tasarım süreçlerine aktif katılımını hedefleyen “Kadın Kenti” projesi için geniş katılımlı bir çalışma başlattı.

ÖZDEN GÜNDÜZ
  • ANF
  • AMED
  • Cuma, 7 Kasım 2025, 09:05

Amed Büyükşehir Belediyesi, “Kadın kentlerine doğru” şiarıyla bir buluşma düzenleyecek. Kentte birçok STK ile kadın kurumları görüşen belediye, bu kapsamda Amed ile beraber 4 kentti daha "Kadın kenti" ilan etmek için çalışmalarına başlayacak. Buluşmanın ardından çalışmalarına başlayacak olan kadınlar Amed'in yanı sıra Nusaybin, Gever, Cizre ve Edremit ilçelerinde de sahada olacak. Çalışmaya dair ilk toplantı ise 8 Kasım günü yapılacak.

 

Bu çalışma ile asıl amaçlarının kadınların sosyal hayata katılmalarını sağlayıp hem güvenli hem de erişilebilir kentler yaratmak olduğunu belirten Amed Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Daire Başkanı Özden Gürbüz, bu çalışmanın geçmiş bir hafızaya dayandığını belirterek, "Eşit, özgür ve erişilebilir kentleri, özgün kadın çalışmalarıyla büyük oranda inşa ediyoruz; bunu yapabilecek gücümüz de var. Gerçekten bir kadın kenti nasıl olmalı, nasıl inşa edilmeli bunu kadınlara sorarak, kadınlardan öğrenerek yapacağız" dedi.

 

Yerel yönetimlerde daha önce de bu çalışma hayata geçirilirken, atanan kayyımlar nedeniyle birçok kentte bu çalışmalar yarıda kaldı. Amed Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Daire Başkanı Özden Gürbüz, gündemde yerini alan bu çalışmanın aşamalarına ve amacına dair ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. Uzun yıllardır tartışılan “Kadın Kenti” fikrinin yeniden gündemde olduğunu belirten Özden Gürbüz, “Bu fikir yeni değil, 2011-2014 yılları arasında gerek Diyarbakır’da gerek çevre illerde kadın kent ilanları yapılmıştı. Bugün biz bu geçmiş deneyimlerden yola çıkarak daha güçlü bir model oluşturmak istiyoruz” dedi.

 

'KENTLERİ KADIN BAKIŞI İLE YENİDEN DİZAYN ETMELİYİZ'

 

Özden Gürbüz, kentlerin erkek egemen bir bakış açısıyla şekillendiğine dikkat çekerek, “Son yıllarda kentlerde erkek egemen şiddetin ve aklın dizaynıyla kadınların kamusal alanlardan dışlandığı bir süreci yaşıyoruz. Güvenlik gerekçeleriyle kadınların sokaklara çıkışı, kamusal alanlara erişimi kısıtlanıyor. Buna yoksullaşma ve ekonomik kriz de eklendiğinde, kadınların üzerindeki baskı daha da artıyor. Kentleri kadın bakış açısıyla yeniden dizayn etmeliyiz. Mekânın fiziksel yapısından altyapısına, üstyapısından sosyal yaşamına kadar tüm boyutlarıyla kadınların erişebilirliğini ve güvenliğini gözeten bir kent tasarımı gerekiyor” dedi.

 

‘KENTTEKİ BÜTÜN DİNAMİKLER BU SÜRECE DAHİL OLACAK’

 

Özden Gürbüz, kadın kenti fikrinin yalnızca kadın örgütlerinin değil, tüm kentin ortak çabasıyla hayata geçmesi gerektiğini vurguladı: “Kadın Kenti sadece kadınların yapacağı bir çalışma değildir. Kentin hafızasıyla, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesiyle, ekolojik ve özgürlükçü bakış açısıyla erişilebilir bir kent yaratmak topyekûn bir çalışma gerektirir. Şu anda bunun altyapısını oluşturuyoruz. Geçmişte nerelerde eksiklikler yaşandı, neler yarım kaldı, bunları değerlendiriyoruz. Ancak bu süreci yalnızca belediye daireleriyle yürütmüyoruz; kentteki tüm dernekleri, siyasi partileri, meslek odalarını, kadın örgütlerini ve kültür ile ekoloji alanındaki temsilcileri sürece dahil ediyoruz.”

 

'ASIL AMAÇ GÜVENLİ VE ERİŞİLEBİLİR KENTLER'

 

Projede en çok üzerinde durdukları iki temel noktanın erişilebilirlik ve güvenlik olduğunu vurgulayan Özden Gürbüz, “Kadın Kenti demek sadece kadınlara değil, aynı zamanda çocuklara, yaşlılara, engellilere ve tüm dezavantajlı gruplara güvenli bir kent yaratmak demektir. Bu toplumun tamamının sorumluluğudur. Kadınların eşitliğe, erişilebilirliğe ve güvenliğe dayalı kentler yaratma hafızası var. Bu potansiyele inanıyoruz. 8 Kasım’daki toplantıya Diyarbakır’da yaşayan tüm kadınları bekliyoruz. Görüşleri ve önerileri bizim için çok kıymetli” diyerek çağrıda bulundu.

 

'BU ÇALIŞMA KADINLARIN DESTEĞİ İLE BÜYÜYECEK'

 

Özden Gürbüz, kadın kenti meselesinin yalnızca bir kadın politikası olmadığını vurgulayarak, “Bu topyekûn bir çalışmadır. Altyapıdan kültür-sanata, sağlıktan ekolojiye kadar her alanı kapsayacak. Kadın Kenti, Diyarbakır’da kadınların görünürlüğünü artıran, onları güçlendiren bir vizyonun ifadesidir” sözleriyle açıklamasını tamamladı.