JustPaste.it

Aralarında aklı selim bir alim bile yok mu?

Dillerini mi yuttular?

 

Şeyh Hani Es-Sibai (Hafizahullah)

 

Arapça aslı: https://x.com/Kalimah_Almashe/status/1950040760323068084 

 

Yaygara çıkaranlar ve öfkelenenler şöyle dedi; 

"Sen nasıl olur da Ahmed Şera'yı tağut diye isimlendirirsin? "

Cevlanî'nin holiganlarından olan başka birisi de şöyle böğürdü; "Bu sözü Şam'da kandisine itibar edilen alimlerden birisi söyledi mi?" 

 

Acayip olan şeylerden birisi de, bu sözü söyleyenlerin çoğusunun ircaya batmış kişiler olmasıdır.

 

Fazilet sahibi bir zat - Cevlani'nin siyasetine karşı çıkanlardan olmasına rağmen - şöyle yazdı ; "Ahmed Şera açık bir küfre düşmemiştir" 

 

Yazıklar olsun! Ahmed Şara'nın işlediği okadar açık küfürden sonra "Nerede açık küfür" mü diyorsunuz hala?!!

 

O zaman bize şairin şu sözünü tekrar etmekten başka ne kalıyor :

"Gündüz bile (tüm açıklığı ve aşikarlığına rağmen) ispat istiyorsa, zihinlerde hiçbir hakikat yer bulamaz/ispatlanamaz"

 

Allah'tan yardım dileyerek şunları söylüyorum :

 

Öncelikle ben yeryüzünde hiçbir yapıya bağlı değilim, ben mustakil olan bir müslümanım, nerede olursa olsun islamı ve ehlini savunuyorum.

Aynı şekilde ben müslüman olsun veya olmasın her türlü mazlumu savunurum.

 

Ben 31 yıldır İngiltere'de mülteciyim - bu sözleri yazarkenbhsla böyleyim - şimdiye kadar ne vatandaşlık aldım nede kalıcı oturum!

 

Ben her an sınır dışı edilme tehdidi altındayım, yıllardır göç idaresiyle birçok dava süreci yaşıyorum.

 

Bunun ötesinde 2005 ten beri - yani 20 yıldır - bana birleşmiş milletler güvenlik konseyi tarafından seyehat ve diğer alanları kapsayan mali ve hareket kısıtlaması/ yasağı uygulanmaktadır.

 

Kim benim vatandaşlık aldığımı veya kalıcı oturum aldığımı veya herhangi bir yapıya bağlı oldugumu iddia ediyorsa bana iftira atmış ve yalan konuşmuştur. Yüce olan Allahtan onun organlarını felç etmesini diliyorum. Allahumme amin.

 

Konunun aslına dönelim :

Meselenin aslına girmeden önce iki noktaya hızlıca değinmek istiyorum.

 

Birincisi : Ahmed Şeraya bağlı olan emni ekibinin halep kırsalı ve diğer yerlerde daişe karşı başlatılan operasyona katılma meselesi.

Peki Şerân haricilere karşı kafirlerden yardım almak caizmidir? 

İkincisi : Ahmed Şeranın düşmüş olduğu küfürlerin beyanı.

 

 

Birinci meselenin cevabı : 

Haricilere karşı islam düşmanlarından yardım almanın hükmü :

Ben bu soruya Amerkanın eski cumhurbaşkanı Obama, daişe karşı koalisyon kurduğunda cevap vermiştim.

Özet olarak şunları söyledim ; 

Daişe harici desemde - ki hala öyle diyorum - islam düşmanı olan güçlerle beraber daişe karşı ittifak kurmanın caiz olmadığını kesin bir şekilde belirttim.

 

Ve o vakitte Ahmed Şeranın cemaati daişi tekfir etmiyorlardı sadece harici diyorlardı.

 

Ve İmam Buharinin haricileri tekfir ettiği sözünü ilk yayanlardan biriside bendim. Daha sonra bu sözün manasını açıkladım ve bu görüşün ehli sünnetten bazı alimlerin görüşü olduğunu söyledim. Lakin alimlerin cumhuru - İbni teymiyye (rahimehullah) ta dahil - haricilerin bidatçı sapık olduğunu lakin lafir olmadıklarını bilakis islamın aslının hala onlarda olduğunu söylüyorlar.

 

Kısacası : Haricilerin kafir olduğu görüşünde olan birisi için bile Amerika ve diğer küresel müstekbir devletlerle beraber daişe karşı savasmak caiz değildir.

 

Lakin evet, gücü yeten ve istikamet üzere olan muvahhid müslümanların daişe karşı savaşması caizdir.

 

Asıl sorun, Ahmed Şera "Daişle Savaş" bahanesini, kendisinin hükmüne karşı çıkan

 - el kaideye bağlı olan - Hurras Ed Din gibi cemaatleri tasfiye etmek için kullanıyor. Bu cemaatler ki, önceden daişe karşı savaşıyorlardı.

Ahmed Şera onları Daiş mensubu olmakla suçluyor, daha sonra onları öldürüyor!

 

Aynı şekilde Ahmed Şera Amerkayla olan bu ittifakını Suriye içerisindeki laikliği yaymak için kurduğu planlarını sahaya sürmek için ve sahada onun siyasetini sevmeyen herkesi susturmak için kullanacak.

 

 

 

İkinci meselenin cevabı : ÖNCE TAHTI SABİTLE ONDAN SONRA SÜSLEMEYE KALK! ( bu ifade araplar arasında meşhur bir deyimdir.)

 

İlk soru "Ahmed Şeraya tağut diyen muteber alimler nerede?"

Cevap: Ben Ahmed Şeranın islamdan çıkaran benim bildiğim iki amel işlediğini delilleriyle ortaya koydum. "Suriye'nin 2025 yılındaki anayasası" başlıklı sesli konuşmamda uzun uzadıya bunu açıkladım ve orada suriyenin anayasasına "Cengizhan anayasası" dedim. Bu konuşmam Mart 2025 te yayınlandı.

 

Tekfir Şeri bir hükümdür, sövme ve hakaret değildir.

Aynı şekilde birisine islam düşmanlarıyla dostluk yaptığını veya casus olduğunu veya hain olduğunu söylemek, onun sözlerine ve amellerine binaen değerlendirmektir, hakaret veya sövme değildir.

 

Ahmed Şera, kendisini dinden çıkaran iki şeye düşmüştür :

İlk sebep; Teşri Şirki.

Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur: "Yoksa, Allah’ın izin vermediği şeyleri, kendilerine dinden şeriat kılan/kanun yapan ortakları mı var?"  (42/Şûrâ, 21)

Ahmed Şera laik bir anayasa ilan etti, bu anayasanın bazı maddeleri islama zıt olan ifadeleri içeriyor, anayasanın üçüncü maddesi ve diğer vela ve bera akidesine ters olan maddelerinde olduğu gibi.

 

İkinci sebep; İslam Düşmanlarıyla dostluk kurmak.

Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim onları dost edinirse muhakkak ki o da onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalimler topluluğunu hidayet etmez." ( Maide 51)

 

Ahmed Şeranın islam düşmanlarıyla kurduğu bu dostluk sebebiyle islamda kanı haram olan müslümanın kanının dökülmesine sebep oldu.

Ben bu meseleyi "Ahmed Şeranın gölgesinde sevmek ve buğzetmek" başlıklı yazımda açıkladım.

 

Son olarak, Şam ehlinden olan ve Ahmed Şeranın siyasetine itiraz edenlerden olan değerli bir şeyhin, Ahmed Şeranın tekfirini içeren fetvalarıma cevap verdiğini ve yazısında Ahmed Şera ile Doktor Muhammed mursiyi kıyasladığını gördüm!

Hiç süphesiz bu karşılaştırmanın şeran benim için bağlayıcılığı yoktur, bilakis ilmi bir reddiye bile değildir.

Bu Şeyh, benim mursinin zamanında onun fiillerine ve sözlerine sustuğumu iddia etmiş, bu batıldır! Aynı şekilde zikrettmiş olduğum iki tane küfre girmesine rağmen, cevlaninin açık bir küfre girmediğini iddia etmiş! 

Ne olursa olsun bu vehimlerine mustakil bir makaleyle cevap vereceğim inşallah.

 

SÖZÜN ÖZÜ: 

Hakkı bildikleri halde gizleyenlerin zoruna gitsede bu benim din edindiğim şeydir, fıkıh kapılarında başı boş gezenlerin ve sosyal medyadaki duygusal müfekkirlerin gürültüsüne rağmen de olsa!! (Böyledir)

 

Ahmed şera apaçık küfür işlemiştir, islamı bozan iki tane unsura düşmüştür ve bunlar sebebiyle tağut olmuştur ve islamdan çıkmıştır.

 

Onların içerisinde, benim serdettiğim şeri delillere, - duygusal veya hikaye anlatıcılarının sözleriyle değil - ilmi ve sağlam şeri delillerle reddiye verecek aklı selim bir alim yokmu!!!

 

Yoksa cevlani önceden mucahitlerden sayılıyordu diye artık dokunulmazmı oldu? 

Veya Ahmed Şera, tekfirin manilerinden bir manimi oldu?!

 

EY beldenin asılları (alimleri, fikir adamları) Nerede utanç sebebiyle yüzünüzde çıkması gereken kırmızılık?!

 

Ulaştırdım değil mi? Allahım sen şahid ol!