HARİCİLER:
Ehl-i Beyt, Hz.Ali(ra) Hulafai Raşidin ve müslümanları sevme, gereken önemi verme konusunda eksik kalmışlar. Tefrite kaçmışlardır. Ali(ra) ve Muaviye etrafındakileri tekfir etmişlerdir.
İman ve küfür konusunda aşırı gitmişler; büyük günah işleyenleri kafir saymışlardır.
RAFIZÎLER:
Ehl-i Beyt sevgisinde ve Hz.Ali konusunda aşırı gitmişler. Hz.Ali'yi kutsallaştırmışlar, ilahlaştırmışlar, bazıları peygamber olduğunu iddia etmiştirler. Bunun sonucunda Ebubekir'e, Ömer'e ve diğer bazı sahabilere lanet etmişler, sövmüşlerdir. İfrata gitmişlerdir.
KADERİYYE:
Kader konusunda aşırı gitmişler; insanın işlerinde Allah'ın iradesi olmadığını söylemişler. Fiillerin yaratıcısının kul olduğunu söylemişler. Bazıları daha da aşırı giderek 'işler kendiliğinden meydana gelir, Allah olduktan sonra bilir' demişlerdir. Tefrite kaçmışlar.
CEBRİYYE:
Kader konusunda aşırı gitmişler; Kul yaptığı işlerde gücü ve iradesi olmadan mecburen yapar. Taşın yuvarlanması gibi. "İnsan sevap kazanmaya ve ceza görmeye mecburdur" demişler. İfrata gitmişler.
CEHMİYYE:
Allah'ın sıfatları ve iman konusunda gereken önemi vermemişler, sıfatları reddetmişlerdir. KUR'AN mahluktur demişler, Allah'ın "alim, hay, semî,basar" gibi zatî sıfatlarını reddetmişler. Allah'ın kıyamet günü görüleceğini de reddetmişlerdir. İman bilmek, inkar ise bilmemektir, demişlerdir.
MÜRCİE:
İman konusunda aşırı gitmişler. Allah'ın bütün günahları affedeceğeni, inkarla beraber itaatin hiçbir faydası olmadığı gibi, imanla beraber de herhangi bir günahın zararı olmayacağını, söylemişlerdir.
İman; ikrar,tasdik,itikad ve bilgiden ibarettir, demişler. Bazıları daha aşırı giderek 'sadece tasdiktir' demişlerdir.
6 ANA BİDAT fırkası ehl-i sünnet alimleri arasında cumhurun görüşüdür. Bazıları 4 ana bidat fırkası olduğunu söylemişler. Bazıları bir fırkayı ana bidat fırkası olarak sayarken bazısı -isim ve özellikleri değişmeden- başka ana bidat fırkasının alt gurubu olarak zikretmiştir. Bazıları -aynı fırkaları zikrederek- herbirinden bazılarını ana bidat fırkası sayarak 6'dan fazla ana bidat fırkası zikretmiştir. Ama fırkaları ayırırken farklı yöntemler izlenmiş olsada fırkaların isimleri, özellikleri ve kimlikleri hakkında -nerdeyse- genel olarak bir görüş birliği söz konusudur.
(Fırka ayrımı yapan alimlerden bazı örnekler:)
Berbehârî (329/941), Âcurrî (360/970), İbn Batta(387/997) ve Seksekî (683/1284) gibi müellifler, fırka-i nâciyenindışındaki ana fırkaların 4’e, onların da kendi içinde 18 kola ayrıldığını söyleyerek, 4x18 formülüyle 72 sayısına ulaşmışlardır.(Cabiri)
Bunun dışında, Ebu Mutî‘ en-Nesefî (318/930) ve İbnü’l-Cevzî(597/1200) gibi müellifler ile daha ziyade Hanefî kimliği ile ön planaçıkmış Keşşî (V/XI. yy), Irakî (VI/XII. yy), İbn Kemâl Paşazâde(940/1534), Birgivî (981/1573) gibi bazı yazarlar da fırka-i nâciye dışındaki ana fırkaları altıya, onları da kendi içinde 12’ye ayırarak 72 sayısına 6x12 formülüyle ulaşmışlardır.
[Kadir GÖMBEYAZ
Araş. Gör., U. Ü. İlâhiyat Fakültesi]