“Suriye devrimi” değil, Sünnilerin varlık savaşı; olmak ya da olmamak.

Bu, Şam topraklarında girilen tüm ümmetin savaşıdır.

Şam’ın yüzüstü bırakılması, ‘başkalarının’ yüzüstü bırakılması değildir. Mesele daha çok bakarken eli kesilen bir bedenin durumuna benzemektedir. Daha sonrasında kasapla elsiz bir halde hesaplaşmayı isteyen bir beden sahibinin!

İlkokuldan beri Nebi (s.a.v.)’in şu buyruğunu okumaktayız: “Birbirlerine karşı sevgilerinde, merhametlerinde ve şefkatlerinde müminlerin misali tek bir bedenin misali gibidir: Ondan bir uzuv şikayetlendiğinde, bedenin diğer bölümleri sıtma ve uykusuzlukla onun için harekete geçer.”

Eğer bedenin diğer kısımları harekete geçmezse, uzuvlar birer birer kaybedilecektir!

Bundan ötürü, ‘başkalarının’ yüzüstü bırakılması değil, kendi kendimizin yüzüstü bırakılmasıdır.

Allah’ım, görevlerimizi yerine getirmemizde bize yardımcı ol, işlerimizde bize rüşdü kolaylaştır.

Dr. Iyad Kuneybi

Mütercim: Muhammed Atta