Add new note | Popular notes

(Başlangıç notu: Fax, Cenova saatiyle 13.40’ta ulaştırılmış gözüküyor. Altı çizili iki kısım var, oralar mektupta da çizili, çevirmenin metinde hiç bir öznel yorumu yoktur)

 

Öncelikle fax olarak gönderilmiştir

Türk Futbol Federasyonu

Başkanın dikkatine

İstinye Mah. Darüşşafaka Cad. No.45

Kat. 2

34330 SARIYER İSTANBUL

Türkiye

 

Tarih

23.08.2011

 

Sayın Başkan,

 

Halihazırda Türkiye’de, ve bilhassa, Fenerbahçe’yi ilgilendiren davayla ilgili maçlarda şike yapılması soruşturmalarına dair önceki pozisyonumuzu korumaktayız.

 

Konunun duyarlılığını görebiliyor olmakla beraber,  anladığımız odur ki, şu an yukarıdaki bahsi geçen kulüp ve/veya sorumlusu olan yetkililerinin şikeye karıştığına dair kaydadeğer bir bulgu birikimi mevcuttur. Örneğin, klübün Başkanı ve (aralarında iki Yöetnim Kurulu üyesinin bulunduğu) kimi diğer üst düzey yetkililer, şüpheli şike faaliyetleriyle ilgili olarak Temmuz ayının başından beri hapishanede bulunmaktadırlar ve klübün şikeye karıştığı kanaatine dair (çoğu haber medyasında yer bulmuş) ciddi derecede belgelendirilmiş bir kanıt izine de rastlanmaktadır. İstanbul Polisi, tutuklamaların maçlarda şike yapılmasıyla ilgili gerçekleştirdiğini teyit eder bir basın açıklamasında bile bulunmuştur.

 

Dolayısıyla, bir klübün, kamunun gözü önünde şikeyle suçlandığı , Başkanı ile diğer üst düzey yetkililerinin hapishanede göz altında bulunduğu ve aynı zamanda klübün şike suçuna karıştığı hükmüne vardıran ciddi delillerin varlığının yer aldığı bir durumda, UEFA’nın bayrak taşıyıcısı klüpler müsabakasının (UEFA Şampiyonlar Ligi) muhtemelen katılımcısı olacağı bir durumla karşı karşıyayız. Bu pozisyonun UEFA tarafından, hatta genel anlamda futbol camiası için, kabul edilemez olduğunu anlayacağınızdan eminiz.

 

Bu sezon, başka klüplerin de benzer faaliyetlerden ötürü UEFA klüpler müsabakalarından ihraç edildiğini göz önüne aldığımızda endişelerimiz daha da büyüyor. Daha spesifik konuşmak gerekirse, –suça karışan kişiler hakkında henüz ceza hükmüne karar verilmemiş olmasına rağmen (ki büyük bir ihtimalle, bu süreç, yıllar olmasa aylar alacaktır)- Yunan Futbol Federasyonunun Disiplin Kurulları tarafından şikeye karıştıkları gerekçesiyle UEFA Avrupa Ligi’nden men edilmiş Olympiakos Volou vakasından bahsetmekteyiz  .

 

Yine anlayışla karşılayacağınıza eminiz ki, UEFA, üye bir federasyonun bir klübü, bizim müsabakalarımızdan, ulusal yönetimsel kurumu ivedi ve etkin cezâi yaptırımda bulunmasından ötürü ihraç edilmişken, diğer yandan, başka bir üye federasyon klübünün, ulusal yönetimsel kurumunun harekete geçememesinden ötürü müsabakalarımıza katılabiliyor olacağı gibi bir duruma müsamaha gösteremez. Bu, keskin bir şekilde, şike davalarıyla ilgili ihtimamla çalışan ulusal federasyonları cezalandırmak olurdu ve böylesi güçlü ve (sayfa 1’in sonu) etkin bir futbol yönetimi UEFA’nın yaygınlaştırmaya çalışacağı türdendir, yıldırmak isteyeceği değil. Dahası, eğer bunun gibi kritik öneme sahip konularda özdeş yaklaşım politikaları izlemezsek, bu, UEFA klüp müsabakalarının güvenilirliği ve bütünlüğüne zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda eşit muamele ilkesine de ters düşer.

 

Bildiğiniz gibi, UEFA Şampiyonlar Ligi Düzenlemeleri (2011/2012 yayımı) çerçevesinde, 2007 Nisan’ından bu yana, bir maçın sonucunu etkilemeye yönelik herhangi bir faaliyette, dolaysız ya da dolaylı olarak adı geçen herhangi bir klüp, müsabakalarda yer almaya elverişli değildir. Bu elverişsizlik dönemi sadece bir sene için geçerlidir.

Sonuç olarak, mevcut olan kanıt ışığında, Fenerbahçe, bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yer almak için elverişli bulunmamalıdır. Bu olaylar çerçevesinde, uygun müdahale de, Fenerbahçe’nin UEFA Şampiyonlar Ligi katılımından çekilmesi olacak gibi gözükmektedir. Diğer bir yol olarak, TFF de klübü müsabakalardan çekebilir.

 

Altını çizmeliyiz ki eğer bu yollardan biri veya diğeri izlenmezse ve UEFA klübe karşı kendi Disipliner Prosedürlerini harekete geçirmek zorunda kalırsa (ama şimdi ama önümüzdeki aylarda), müteakip yaptırımın, özellikle klübün 2007 Nisan’ından bu yana herhangi bir şike olayında bulunmadığını teyit ettiği Katılım Kriterleri formunu doldurmuşken yalan söylediği suçu tespit edildiğinde, çok daha ağır olacağı ihtimali yüksektir. Hükmedilmesi muhtemel yaptırımın biçimini öngöremesek de, bazı başka şike olaylarında (örn. Pobeda), klüplerin UEFA klüp müsabakalarından sekiz yıla kadar men edildiğini de hatırlatırız.

 

Tamamlamak adına, şunu da telkin etmeliyiz ki, eğer TFF bu konuyla ivediyetle ilgilenmezse, bu aynı zamanda TFF’ye yönelik gerekli disipliner adımların da atılmasına yol açacaktır. Göreceğiniz üzere, UEFA, tüm bu durumlar ışığı altında, Fenerbahçe’nin bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’nde başlamasını ve sonrasında şikeye karıştığının ispatlanması üzerine müsabakalardan ihraç edilmesini kabul edemez.

 

Lütfen emin olunuz ki UEFA, TFF’ye hem Avrupa hem de Türk futbolu için açıktır ki en yüksek önemi taşıyan soruna müdahale yolunda verebileceği bütün desteği temin etmeye devam edecektir. Tekrarlamak gerekirse, TFF’nin, Türkiye’de halihazırda soruşturulmakta olan şüpheli şike olaylarıyla ilgili tüm dosyalara dair ivedi ve etkin disipliner adımları atması konusunda elini çabuk tutmasını telkin etmekteyiz.

 

Fenerbahçe’nin durumuna mahsus olarak, cevabınızı 24 Ağustos 2011, Çarşamba öğle vakti itibariyle almış olmak temennisindeyiz.

 

Saygılarımla,

 

UEFA

 

Gianni Infantino

 

Genel Sekreter

 

 

Cc: Sn. Şenes Erzik, UEFA Yönetim Kurulu 1. Asbaşkanı



Created: 08/26/2011 Visits: 421 Online: 0 Save as PDF
© 2011 justpaste.it | Share Text & Images the Easy Way Add new note | Popular notes | About | Regulations | Contact